Adobe Photoshop Lightroom Nedir ?

Adobe Photoshop Lightroom Nedir ?

Adobe Photoshop Lightroom Nedir ?

Adobe Photoshop Lightroom, MacOS ve Windows işletim sistemleri için tasarlanan yüksek boyutlu dijital fotoğrafların işlenmesini ve yönetimini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan bir programdır. Adobe Photoshop’un aksine daha bayağı bir arayüze sahip olan ve küçük işlemler için tercih edilen bir programdır.

Özellikleri ve Avantajları nedir ?
Aslında bayağı bir program şeklinde gözükse de, post-prodüksiyon ve dijital düzenleme için eşi benzeri zor bulunan bir programdır diyebiliriz. Gerek fotoğraf çekimleri sırasında fotoğrafçılar tarafınca kullanılan Tethering Shooting özelliği olsun, gerekse birden fazla imajları tek bir seferde Kütüphane’de görebilme, Export edebilme, Web için galeri oluşturma ve yükleme benzer biçimde özelliklerini barındırdığı için en çok kullanılan programlar arasına girmekte.

Library – Fotoğraflarımızı Export ederken görebileceğimiz Kütüphane, burada işleyeceğimiz fotoğrafların tümünü görebilir, aralarından seçim yapabilir ve aralarında hızlı geçişler yaparak görebiliriz.

Develop – Kütüphane’de seçtiğimiz ve işlem yapmak istediğimiz fotoğraflarımızı Develop kısmı ile yönetiyoruz. Fotoğrafta ki Renk Sıcaklığı, Kontrast Ayarı, Pozlama vb. Gibi ayarlamaları bu kısımdan denetim ediyoruz.

Map – Çektiğiniz fotoğraflarınızı konumlandırmak adına kullanılan bir arayüz, Google Maps şeklinde harita üzerinde gezdiğiniz bir bölgenin fotoğraflarını görmenizi ve o konuma fotoğraf yükleminize yardımcı olur. Ülkemizde aktif olarak çalışmadığı için ve konumuza birazcık uzak olduğu için üzerinde fazla durmuyorum.

Book – Bu kısım da seçtiğiniz fotoğraflarınızla ya da çalışmalarınızla birlikte dijital bir portfolyo hazırlayabilir veya baskıya hazır hale getirebilirsiniz. Portfolya hazırlamayı ve Kitap halinde sunmayı düşünenlerin göz atmasını öneririm.

Slideshow – Tahmin ettiğiniz üzere dijital olarak Slayt bir şov hazırlamamıza yardımcı olabilecek bir arayüz kendisi. İnternetten bulabileceğiniz bir çok Template ile eğlenceli şeyler yapabilir, işleriniz için sunum hazırlayabilirsiniz.

Print – Baskıya yollacağınız işleri bu kısım ile daha detaylı bir şekilde yönetebilir, kullanacağınız kağıt boyutunu ayarlayabilir, kullanacağınız sayfalar birden çok ise otomatikman numaralandırabilir, watermark ekleyebilir ve kolaj ayarlarını detaylı olarak yönetebilirsiniz.

Web – Web sayfanız için çok basit bir şekilde portfolyo oluşturabilirsiniz, Adobe Photoshop Lightroom ile beraber gelen bir çok template ile gerek horizontal gerek vertical gerekse slideshow şeklinde portfolyo sayfaları hazırlayabilirsiniz.

Yukarı da gördüğünüz benzer biçimde Adobe Photoshop Lightroom’un arayüzünü kısa bir tarifış olduk.

Şimdi gelelim bizim için önemli olan püf noktalarına ve işimizi kolaylaştıracak bilgilere;

Çektiğim fotoğraflarımın hepsini Kütüphane’de görmek istiyorum. Bunu nasıl yapabilirim?
Öncelikle çektiğimiz fotoğrafları bir klasör de topladık ve hepsini görmek istiyoruz, bunun için Library kısmında sol tarafta bulunan Folders’a tıklayarak Add Folder diyebilir ya da gene sol altta bulunan Import butonuna tıklayıp fotoğraflarımızı işlemeye başlamadan önce görebiliriz.

Fotoğraflarımızın bulunduğu klasörü seçip Import ettikten sonrasında, işlem yapacağımız yer şu demek oluyor ki Develop sekmesine geliyoruz.

Sağ tarafta fotoğraflarımızı işleyeceğimiz açık oturum karşımıza çıkıyor, buradan Pozlama, Beyaz Dengesi, Kontrast ve birçok ayarı fotoğrafımıza uygulayabiliyoruz.

Fotoğrafımızı düzenledikten sonra yaptığımız işlemleri diğer fotoğraflara da aynı şekilde tek bir seferde yapmak istiyorsak eğer CMD+A veya Ctrl+A diyerek öteki fotoğraflarımızı seçiyoruz ve Sync butonuna tıklıyoruz, karşımıza çıkan pencere de bize hangi ayarların öteki fotoğraflara da uygulanması gerektiğini gösteren bir pencere açılıyor ve buradan isteğimize bakılırsa seçebiliyoruz.

Camera Calibration iyi mi Uygulanır ?
Fotoğraf çekimleriniz de eğer Color Checker kullanıyorsanız ve fotoğraf makinenizdeki renk profillerini doğru bir halde kullanmak istiyorsanız, Kütüphane’de Color Checker kullandığımız fotoğrafı açıyoruz.

Fotoğrafı açtıktan sonrasında yapmamız ihtiyaç duyulan işlem doğru renkleri görebilmemiz için White Balance Selector’u seçip gri olan bölgeye tıklayıp Beyaz Dengesi ayarı yapmak, doğru bir renk profili alabilmek için bunu yapmamız şart.

Daha sonrasında File > Export diyoruz ve karşımıza çıkan pencereden X-Rite Presets’den, ColorChecker Passport‘u seçiyoruz. (Bu Add-On’u indirmek için adrese tıklayabilirsiniz.) Daha sonra DNG Profile Name kısmına vermek istediğimiz renk profilinin ismini giriyoruz.

Ve artık oluşturduğumuz Renk Profili kameramızdaki ile aynı oluyor. Son yapmamız ihtiyaç duyulan işlemlerden birisi yine sağ panelde bulunan Camera Calibration kısmına geliyoruz ve oluşturduğumuz renk profiline tıklıyoruz ve işlem tamam!

Daha doğru bir renk profili almak istiyorsak eğer fotoğraflarımıza bu tekniği uygulayabilir ve daha doğru ve güzel sonuçlar alabiliriz. Bir diğer mevzumuz Tethering Shooting. Bu kısım daha çok fotoğrafçı arkadaşlarımızı ilgilendiren bir kısım ama yararlı bulduğum için değinmek istedim.

Tethering Shooting nedir ? Nasıl Uygulanır?
Tethering Shooting tekniğini, fotoğraf makinemizi bilgisayara bağlayarak çektiğimiz fotoğrafları anında bilgisayarımızda görüntülemeye ve düzenlemeye yarayan bir tekniktir. Bir öteki artısı çektiğiniz fotoğrafları, kameranın bellek kartına değil, bilgisayarın kendi hafızasına kayıt eder, bu sayede çekeceğiniz poz sayısı hafıza kartına oranla daha fazla olur.

Tethering Shooting tekniğini başlatmak için File’a tıklayıp Tethered Capture‘a geliyoruz ve Start Tethered Capture diyoruz.

(Not: Bu tekniği kullanmadan önce kameranızın bilgisayarınıza bağlı olduğundan emin olun.)

Daha sonrasında karşımıza Tethered Capture Settings penceresi açılacak, bu pencere de fotoğrafları hangi uzantıya kayıt edeceğimizi, fotoğrafların isimle ya da numara ile adlandırılabileceğini ve fotoğraflarımıza keyword veya information girebileceğimiz ayarları bize sunar.

Ayarlamalarımızı yapmış olduktan sonrasında, karşımıza kamera ayarlarımızı gösteren bir pencere açılacak. Burada kameramızın sırayla Enstantane, Diyafram, ISO ve Beyaz Dengesi ayarlarını görebiliriz. (Eğer “No Camera Detected” ihtarsı alıyorsanız, bir süre bekleyin, kameranızda ki fotoğrafları okumaya çalıştığı için birazcık gecikme yaşabilirsiniz, merak etmeyin kablonuz yahut fotoğraf makineniz bozuk değil )

Ve artık fotoğraf çekimlerimiz için ayarlarımız hazır, artık çekimimize başlayabiliriz.

İlk fotoğrafımızı çektik ve birkaç saniye sonrasında çektiğimiz fotoğraf artık ekranımızda! (Çektiğiniz fotoğrafı Library kısmından görebiliriz.)

İlk çektiğimiz fotoğrafta Beyaz dengesi ayarı yapmak istiyoruz diyelim, eğer gri kartınız varsa onu da kullanabilirsiniz.

Library kısmındaki fotoğrafımızı tıklayıp Develop kısmına geliyoruz ve White Balance Selector‘u seçip gri bir yüzeye tıklıyoruz ve artık White Balance ayarımız tamamlandı.

Beyaz dengesi ayarımızı yapmış olduktan sonrasında her seferinde tek tek çektiğimiz fotoğraflara Beyaz Dengesi ayarı yapmak yerine, Çekim panelimizde bulunan Develop Settings’den “Same As Previous” diyoruz ve artık bir önceki fotoğrafta uyguladığımız ayarlar, bundan sonrasında çekeceğimiz fotoğraflara da kendiliğinden uygulanmış oluyor!

Bu bir tek White Balance ayarı için değil bir çok ayarı Develop kısmından yapabilir ve bir sonrasında ki çekeceğiniz fotoğrafa aynı işlemleri “Same as previous” diyerek uygulayabilirsiniz! Örneğin fotoğraflarınızın kenarlarına karartma efekti (Vignetting) vermek istiyorsunuz diyelim, ilk çektiğiniz fotoğrafta White Balance ayarlamasının yanında, Lens Correction sekmesinden Manual’a gelip Vignetting ayarlaması yapabilirsiniz ve bunu çekeceğiniz sonra ki fotoğraflara otomatik olarak uygulayabilirsiniz. İşte Tethering Shooting tekniğinin en iyi yanlarından birisi de budur!

Ve son olarak olarak fotoğraflarımızı Export etmeye geldik, bütün işlemlerimizi tamamlamış olduktan sonra artık fotoğraflarımızı diler Adobe Photoshop’ta düzenlemek için .Psd formatında, dilersek kullanıma hazır olarak .Jpeg formatı olarak Export edebiliriz.

Export alabilmek için sırasıyla, File > Export diyoruz ve karşımıza Export Settings penceresi açılıyor.

Export Location: Dosyaları çıkaracağımız uzantıyı yahut klasörü buradan ayarlıyoruz. Eğer fotoğrafımızı ilk başta Import ederken kullandığımız klasörle aynı yerde olmasını istiyorsak “Same folder as original photo” diyoruz ve“Put in subfolder” diyerek aynı klasöre Export klasörü oluşturabiliyoruz.

Filename: Burada Export edeceğimiz fotoğraflara isim veya numaralandırma verebiliyoruz.

Video: İsminden de anlaşılabileceği üzere, video yahut slayt şovları için Export ayarlarını düzenlememize yarayacak panel bulunuyor.

File Settings: Bu kısımda Export ayarlarını belirliyoruz, Lightroom’da uyguladığınız işlemleri dışarıya iyi mi aktarması gerektiğini burada belirliyoruz. İster .Jpeg formatında, ister .Psd formatında, istersek .Tiff formatında. Bu sizin tercihinize ve kullanım alanınıza göre değişiklik gösterir. Ben Export ettikten sonrasında Photoshop’ta düzenlediğim için imajlarımı PSD formatında ve sRGB renk gamı kullandığım için onu seçerek export ediyorum. 8 bit ve 16 bit olması size kalmış bir opsiyon, eğer web ya da portfolyo için kullanıyorsanız 8 bit, eğer baskı işleri gibi işlemlerden geçirceksiniz görüntüınızı 16 bit seçmenizi öneririm.

Image Sizing: İmajlarınızı Export ederken eğer orjinalinden farklı bir boyut girmek istiyorsanız bu kısımı kullanabilirsiniz, ben 300 DPI çalıştığım için fotoğrafın orjinal boyutunu ellemeyip, sadece Resolution kısmını kullanıyorum.

Metadata: Fotoğraflarınızın verilerini kısacası, EXİF bilgilerinin görünmesini yahut yalnız telif hakkının görünmesi gibi bir çok veri ayarlarını buradan yapabilirsiniz.

Watermarking: Bir nevi telif anlamına gelir, doğrusu örneğin çektiğiniz fotoğrafın telif hakkının size ilişik bulunduğunu yazabilirsiniz bu bölümde örnek vermek gerekirse “© Mehmet Geren” gibi. Fotoğraflarınızda EXİF bilgilerine bakılmış olduğun da bu kısımı görmüş olmuş olursunuz.

Post-Processing: Eğer fotoğraflarınızı Lightroom’dan Export ettikten sonra Photoshop’ta düzenlenmesini istiyorsanız veya farklı bir program da açılmasını istiyorsanız bu kısımı kullanabilirsiniz, ben fotoğraflarımı Lightroom’da düzenledikten sonrasında Photoshop’ta da detaylı olarak düzenleyeceğim için bu seçenek ben de Open in Adobe Photoshop CC 2014 olarak seçili.

Ve ayarlarımızı yapmış olduktan sonrasında artık Export diyebiliriz.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir